Eski Türk kültüründe “At” ile birlikte en önemli yeri tutan “Kurt”,onun soyundan indiklerine ve seferlerinde kendilerine yol gösterdiğine inanılan bir semboldür. Türkler,güçlü ve saldırgan olan kurdu kendilerine simge olarak seçtikleri gibi,komşuları da onları kurttan türemiş saldırgan karakterli insanlar olarak tanımlamıştır.
Kurt, destanlarda “Börte Çine” ve “Asena” olarak adlandırılır.
Göktürk destanlarında kurt,Türklerin yeniden çoğalışlarını simgelediği gibi, Göktürk sülalesi “Aşına” ailesinin atasını dişi bir kurt olarak da temsil eder.
Oğuz Kağan destanında bir ışık içinden çıkarak Oğuz’la konuşan kurt,üç yerde de ordusuna yok göstermiştir.
Uygurlara ait Türeyiş destanında Tanrı bir erkek kurt şeklinde yere inmiş ve hakanın kızıyla evlenerek Uygur neslini devam ettirmiştir.
Dede Korkut hikayelerinde ise kurtun yüzünün mübarek olduğu ve Salur Kazan’ın onunla haberleşerek yurdundan haber aldığını belirtir.